“DESİNLER DİYE” HARCAMAK CEBİ VURUYOR!

“DESİNLER DİYE” HARCAMAK CEBİ VURUYOR!

Eylül 17, 2026 10:11
“DESİNLER DİYE” HARCAMAK CEBİ VURUYOR!
0

BEĞENDİM

Pamukkale Üniversitesi İİBF Maliye Bölümü Öğretim Üyesi ve Mali Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ersan Öz, tüketim alışkanlıklarının bireysel bütçelerden ülke ekonomisine kadar uzanan etkilerine dikkat çekti. Öz, günümüzde tüketimin yalnızca ihtiyaçların karşılanmasıyla sınırlı kalmadığını; haz, hız, statü ve görünürlük gibi unsurlarla da şekillendiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı tarafından bağımlılık kavramına dikkat çekmek amacıyla hazırlatıldığı belirtilen ve editörlüğünü Erol Koçoğlu’nun yaptığı akademik çalışma kapsamında “Tüketim Bağımlılığı ve Ekonomisi” başlığıyla değerlendirmelerde bulunan Öz, özellikle kredi kartları, sosyal medya, reklamlar ve influencer kültürünün tüketim davranışları üzerindeki etkisine değindi.

“Tüketim artık sadece ihtiyaç karşılamak değil”

Prof. Dr. Öz’e göre “Bende de olmalı”, “Kampanyayı kaçırmayayım” ve “Herkes kullanıyor” gibi düşünceler, kişileri başlangıçta planlamadıkları harcamalara yöneltebiliyor.

Online alışveriş platformları ve kişiselleştirilmiş dijital reklamların da tüketimi sürekli hatırlatılan bir davranışa dönüştürebildiğini belirten Öz, sosyal medyada sergilenen otomobil, tatil, kıyafet, ev ve yaşam tarzlarının kişiler arasındaki karşılaştırmayı artırabildiğini söyledi.

Kredi kartı ve borçlanmaya dikkat çekti

Öz, kredi kartları ve tüketici kredilerinin kişilerin gelecekte elde edecekleri gelirin bir bölümünü bugünden harcamalarına imkân verdiğini belirterek kontrolsüz kullanımın bireysel borçluluğu artırabileceği uyarısında bulundu.

Kampanyalar, indirimler ve belirli harcama tutarlarının ardından sunulan avantajların da tüketicileri planlanandan daha fazla alışveriş yapmaya yöneltebildiğini ifade etti.

“Enflasyonu tek başına tüketimle açıklayamayız”

Prof. Dr. Öz, Türkiye’deki enflasyonun tek bir nedene indirgenemeyeceğinin özellikle altını çizdi. Bununla birlikte tüketim ve talep davranışlarının ekonomik dengeler açısından önemli olduğunu söyledi.

Öz, krediyle finanse edilen tüketimin talebi canlı tutabildiğini, ithal ürünlere yönelik yüksek talebin ise döviz ihtiyacı, dış ticaret dengesi ve cari açık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade etti.

“İhtiyaç mı, istek mi?”

Tüketim alışkanlıklarının kontrolünde bireysel farkındalığın önemine değinen Öz, alışveriş öncesinde “Buna gerçekten ihtiyacım var mı?” sorusunun sorulmasını önerdi.

Çocuklara küçük yaşlardan itibaren ihtiyaç ve istek arasındaki farkın öğretilmesi gerektiğini de belirten Öz, değerlendirmesini şu mesajla tamamladı:

“Çözüm daha fazla tüketmekte değil; ihtiyacımız kadar tüketmek, bilinçli yaşamak ve daha fazla üretmekte. Tüketerek değil, üreterek büyümeliyiz.”

Not: Kaynak metinde yer alan yıllık taksitli işlem sayısı, tüketici kredisi kullanan kişi sayısı, ödeme yöntemlerinin oranları ve bağımlılıkların ekonomiye yaklaşık 100 milyar dolarlık yük oluşturduğu yönündeki rakamların dayandığı veri setleri ayrıca belirtilmediği için haberde bunları doğrulanmış istatistikler olarak öne çıkarmadım.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ